AKŞAMIN COŞKUSU
Akşamın turuncu kızıllığı ufkun omuzlarına usulca yaslandı. Gün, son ışıklarını denizin avuçlarına bırakarak çekildi. Hava karardı, kararacak... Gümüşten bir hilal gibi yükselen ay, utangaç bir tebessümle Venüs'e göz kırptı. Venüs, akşamın koynuna düşen gümüş bir inciydi. Işığını denizin yüreğine serpti. Sanki gökyüzüyle deniz, sessiz bir sevda türküsü söylüyordu. Deniz derin bir ah çekti. Ayı da Venüs'ü de kollarına alıp seyre daldı. Hafif esen rüzgârın eşliğinde dalgalar emekleyerek sıra sıra kıyıya dokundu. Her dokunuş, kumlara yazılmış sessiz bir sevda mektubuydu. Ben de üçünü birden akşamın coşkusuyla seyre daldım. Doğanın açık seçik aşkına sulara sarılarak eşlik ettim. İçimde büyüyen huzur, yüreğime uzun zamandır uğramayan bir misafir gibi yerleşti. Ayın, Venüs'ün ve denizin büyüsünde içim tarifsiz bir mutlulukla doldu. Dilime o tanıdık ezgi usulca ilişti: "Çok güzelsin, çok... Çok özelsin, çok... Seni veren Allah'a şükürler ...